Türkiye Cumhuriyeti

Cenevre Başkonsolosluğu

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

8 Aralık 2009 Tarihinde Yayımlanan Ab Genel İşler Konseyi (gik) Sonuçları , 09.12.2009

AB Zirvesi’nin 17 Aralık 2004 tarihli kararı doğrultusunda 3 Ekim 2005 tarihinde başlayan müzakere süreci, AB’nin oybirliğiyle alınmış kararları ile Müzakere Çerçeve Belgesi temelinde ve tam üyelik hedefimiz doğrultusunda kesintisiz olarak devam etmektedir.

Bugün yayımlanan Genel İşler Konseyi (GİK) Sonuçları, Aralık 2006 ile Aralık 2008 Zirve Sonuçlarına ve Müzakere Çerçeve Belgesine atıf yapmak suretiyle Türkiye’nin AB’nin müteakip genişleme stratejisinde yeralan ülke olduğunu ortaya koymakta ve katılım hedefini teyit etmektedir.

Sonuçlarda, diğer hususların yanısıra reform sürecinde son dönemde kaydedilen olumlu gelişmelere değinilmekte ve faal dış politikamızdan övgüyle söz edilmektedir.

Bununla birlikte, Dönem Başkanı İsveç başta olmak üzere, Türkiye’nin AB üyeliğinin önemini vakıf diğer Konsey üyesi ülkelerin yoğun ve iyi niyetli çabalarına rağmen ve Ada’da iki lider arasında devam eden müzakerelerin başarıyla sonuçlanması yönünde beklentiler mevcut iken, bir üye ülkenin ufuksuzluğunun GİK Sonuçlarına bazı alanlarda, uluslararası hukukla da bağdaşmayan bir şekilde yansıtıldığını görüyoruz. Bu konudaki görüşlerimiz esasen AB’li dostlarımızla paylaşılmakta olup, buna devam edilmesi tabidir. Esasen Ada’daki müzakerelere Türkiye tarafından verilen desteğin, GİK Sonuçlarında açıkça takdir edilmemiş olması ve bazı üyelerce haksız gerekçelerle askıya alınan fasıllar konusunda sessiz kalınması talihsizlik teşkil etmiştir.

Öte yandan, AB Konseyi’nin KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılmasına yönelik 26 Nisan 2004 tarihinde aldığı karar bütünüyle hayata geçirilmemiş ve bugüne değin bu yönde yapılan taahhütler tam olarak uygulamaya dahi konulmamışken, Ek Protokol konusunda Türkiye’den talepte bulunulmasının adil olmadığı açıktır.

İkili ilişkiler ile genişleme sürecinin birbirinden ayrı mütalaa edilmesi gerektiği yolundaki Komisyon saptamasının hayata geçirilmesinin ne kadar gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Türkiye’nin nihai hedefi tam üyeliktir. Bu amaç doğrultusunda yoluna kararlılıkla devam edecektir.